Bir Yoga Yolculuğu

Yoga hayatıma girmeden hemen önce hatırladığım son sahnede, ruhsuz bir reklam ajansının ruhumu sıkıştıran duvarları arasında, işimin detaylarından zihnim aşırı yüklenmiş, bedenim gerim gerim gerim gerilmiş bir şekilde duruyor ve sanırım artık bunu daha fazla sürdüremeyeceğim diyordum kendime. 10 yıllık reklamcılık serüveni bedenimi ve zihnimi yıpratmaya yetmişti ve artık kendim için birşeyler yapmalı, nefes alacak bir alan açmalıydım. Bu itirafla beraber çok basit bir yoga meditasyon kitabı geçti elime ve kitabı heyecanla açıp baktığım o ilk anda bunun naif bir aşkın o ilk karşılaşma sahnesi olduğunu tabiiki bilmiyordum. Bu kitaptan birkaç gece boyunca yaptığım birkaç yoga pozu, satır aralarında okuyup belki de demelerim ve işte bedenimde birşeyin uyanıverişi, belki hayatımda ilk kez kendi bedenimi bilinçli bir şekilde algılayışım vs vs, hepsi beni bugüne getirecek büyük yoga aşkının ateşini yakmaya yetmişti! O zaman bir yoga stüdyosuna gidip ders alayım fikri aklıma bile gelmemişti ve kitabın beni sarmasının hemen ardından ilk işim şimdi ders verdiğim Cihangir Yoga’nın yolunu tutup bir yoga matı ve dvd’si edinmek oldu. Ardından gelen 8-9 ay boyunca bu dvd’yi izleyerek hemen hemen her gün kendi başıma yoga yapmaya başladım, sonra birkaç yoga dersine katıldım ve yoga hocası olma ilhamının ve tutkusunun kalbime düşmesi uzun sürmedi. Birkaç ay içinde başlayacak temel yoga hocalık eğitimine hiç tereddütsüz kaydımı yaptırdım ve macera başladı! Hayatımda gerçekleşecek büyük değişimlerden haberim bile yoktu, tek bildiğim bana çok iyi gelen yoganın mutlaka başkalarına da çok iyi gelebileceğiydi ve meraklı ruhum yepyeni bir öğrenme macerasına atıldığı için çok mutluydu..

_c2a9336-edit

Sonrası? Sonrası yol, sonrası yolculuk. Daha eğitim sürerken yoga hocalığı yapmaya başlamıştım bile ve beni bu kadar etkileyen bir bilgiyi başkalarıyla paylaşmanın, insanlarla bambaşka bir yerden bağ kurabiliyor, kalpten kalbe dokunabiliyor olmanın getirdiği haz uzun zamandır aradığım şey gibiydi! Yeryüzünde -nihayet- bana uyan, kendimi tam ve bütün hissettiğim, beni gittikçe şeffalaştıran ve ne kadar hakiki olursam o kadar iyi icra ettiğim bir uğraş bulmuştum! Yoga yolculuğumu başlatan şey, reklamcılık yıllarında çektiğim ızdırap olmuştu; zihnimin kötü diye etkilediği birşey çok iyi bir başka şeyin sebebini yaratmıştı, yaşam kendi kendini yaratan, ama her zaman spiral biçiminde gelişip büyüyen, kendini açan bir hikayeydi; yoga öğretisi böyle diyordu. Yani benim yoga yolumun başlangıcı, yoga öğretisinin kalbinden gelen sözleri doğruluyordu: akışla bir ol, akışla git ve akışa güven! Neler olduğunu ve olacağını biliyor havalarını bırak.. Bırak ki yaşam senin için sakladığı olasılıkları açsın gözlerinin önüne…

O ilk karşılaşmadan bu yana, 10 yıldır aşkla yoga yapıyor ve öğretiyorum. Yolculuğum boyunca bilgimi ve tecrübemi pekiştirmek ve derinleştirmek için çok değerli hocalarla çalıştım, iyi bir hoca olmak için herşeyden önce adanmış, meraklı ve ve araştırmacı bir öğrenci olmak gerektiğine her zaman inandığım için. Zeynep Aksoy, David Cornwell, Tias Little, Godfrey Deveraux, Nicole Ohme, Dharmacari Sudaka, Mirka Craftsow, Banu Çadırcı, Defne Suman, Chris Chavez, Sienna Sherman ve Elena Brower birlikte çalışma fırsatı bulduğum değerli yoga hocalarından bazıları. 2010’da alanının en iyilerinden Jonathan Urla ile mat pilates hocalık eğitimini ve yoga ile pilatesin çok zekice bir sentezi olan Yogilates kursunu tamamladım. Derslerime gelen ve öğrencim olan insanlarla en dolaysız ve sahici iletişimi kurabilmek, kendi ruhumun haritasını daha yakından tanımak ve kendini bilmek, tanımak ve sevmek nediri derinlemesine öğrenmek için farklı meditasyon teknikleri, psikoterapi, sanat terapi, dans ve sesle şifa çalışmalarını tecrübe ederek varlığımın derin katmanlarına temas etme şansı buldum. 3 Yıldır kurslarına katıldığım Skinner Releasing dans tekniği hareketin dinamiklerine dair bambaşka pencereler açarak çok ilham verdi bana. Fizyoterapist Görkem Dizdar ile Kinesiyoloji alanında çalışmaya başlamak, ana karnından yetişkinliğe insanoğlunun “hareket etme” tutkusunun ve güdüsünün altındaki büyüleyici mekanizmaya bilimsel bir açıdan bakmak müthiş besleyici oldu. Dünyaca ünlü terapist Svagito Leibermaster’ın İnsanlarla Çalışmada Zen Terapi kursu, çok hassas bir dengede ilerleyen hoca-öğrenci ilişkisini özgürleştirmeye götüren bir ışık tuttu yoluma.

_c2a9337-edit

Türkiye’nin en büyük yoga okulu ve stüdyosu Cihangir Yoga’da 9 yıldır grup derslerim sürüyor. Mars Athletic Club lokasyonlarında 7 yıl boyunca grup dersleri verdim, başlangıçta birkaç kişinin katıldığı yoga derslerinde en son 45 kişiyi gördüm, bir gym’de yogaya olan ilginin böylesine artması ve pek çok kişinin yogayla tanışmasına ve sevmesine vesile olmak çok sevindiriciydi. 2011’de Marie Clare’in Mayıs sayısı için bir Yoga-Pilates dvd’si yaptık ve yaklaşık 40000 kişiye ulaştı. Büyük şirketlerde de dersler verdim; Turkcell, Digiturk, Do&Co, Axa Sigorta, Doğan Holding ve Novo Nordisk bunlardan bazıları. Pek çok festivale katıldım ve yoga yapan veya yeni başlayan insanlara ulaşma şansı buldum: Sunsplash, Chillout, Mind&Body ve Lycian Yogafest bunlardan bazıları. Bu yıl, 4. kez temel yoga hocalık eğitimi veriyorum ve yoga hocaları yetiştiriyorum. Hem İstanbul hem de şehir dışında farklı temalarda pek çok workshop gerçekleştirdim.
Çocukluğumdan beri sanata ve yaratıcılığa olan merakım ve çok yönlü kişiliğim, şimdi kendimi pek çok farklı alanlarda ifade eder hale getirdi; resim yapıyorum, takılar tasarlayıp çantalar dikiyorum, Hawaii’nin neşeli enstrümanı ukuleleyi çalıp şarkı söylüyorum ve bazen de blog’uma yazılar yazıyorum. Tüm bu uğraşlar merkezlenip şimdi olanı tecrübe etmeme, kendime dönüp zihnimi sakinleştirmeme çok yardımcı oluyorlar ve artık meditasyon pratiğimin doğal bir parçası haline geldiler. Yoga onları besliyor ve onlar da yogayı! Zaten tüm bunların doğal bir sonucu olarak yogayı, insanların içinde varolan ama belki biraz pas tutmuş yaratıcı enerjiye ulaşmanın, onu kullanmanın ve kutlamanın bir yolu olarak görüyorum. Bu doğrultuda benim için yoga, eşsiz bir yaratım olan kendi varlığımızın, biricikliğimizin, kendi yaratıcı potansiyelimizin kalbine giden yolu gösteriyor bize.

10 yıldır Hatha Yoga şemsiyesi altında eğitimini aldığım farklı yoga stillerini -dinamik yoga, Om stili vinyasa, yin yoga, yoga terapi, anusara yoga, ashtanga yoga- öğrencilerimin ihtiyaçları doğrultusunda sentezleyerek sunuyorum. Niyetim, öğencilerimi tatminsiz, gergin ve bizi hep burada ve bu anda olanın lezzetini almaktan alı koyan zihnin çalışma mekanizması konusunda uyanmaya davet etmek ve burnumuzun ucunda oluveren ‘şimdi’yi herşeyiyle deneyimlemeye yüreklendirmek. Beden, ruhumuzda ve zihnimizde olanı bize gösteren bir ayna ve bunun için yoga pozlarını öğretirken en çok önemsedikleriminden biri de bu: yoga pozu, formun çok ötesinde bir tecrübe sunuyor bize ve özetle dinlemeyi öğreniyoruz; kendimizen başlayarak herşeyi.
Yol bir çiçek gibi açarak, değişerek akıyor ve yolculuk devam ediyor. Beni yogayla, meditasyonla, kendime karşı dürüst olmamı öğreten araçlarla ve öğrencilerimle tanıştıran hayata minnettarım! Ve merakla izliyorum hayatın kendine has ritmini ve dansını; bakalım başka neler olacak? : )

Bir yerlerde buluşmak, tanışmak ve beraber yoga & meditasyonunun şifasını yaşamak niyetiyle, görüşmek üzere…Namaste ♡ ♥